Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
16.06.2014 - 10:48
Y.Boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Beykoz Akbaba Köyü; bol oksijenli huzurlu ortamın sihirli adresi

Megakent İstanbul’un bol oksijenli, ormanla çevrili, temiz suyu ve dost yüzlerle dolu, Beykoz’un Akbaba Köyü, hafta sonlarının vazgeçilemez adresi.

Güncel Posta İstanbul'un Tarafsız Sesi
Yorum Ekle Tüm Yorumlar

AKBABA Köyü, temiz havası ile adeta Beykoz’un ciğeri…

1500’lü yıllarda oluşturulan bu doğa harikası alan, ormanları ile İstanbulluların hafta sonlarında dinlenme adresi haline geldi.

Megakent İstanbul’un ender bahçe tarımının yapıldığı bu köyün huzur veren büyülü bir atmosferi var.

Sıcak ve boğucu yaz günlerinde orman içinde bol oksijenli serin havasıyla huzurlu bir ortam…

Suyuyla, insanıyla, kuş, börtü böcek, kedi köpek, yeşilin birçok tonu…

Doğanın sesini dinlerken, mangal ve piknik keyfini yaşayanların, gerçek köy kahvesinde çay yudumlamak isteyenlerin adresi…

Huzurun yüzlerine yansıdığı insanları görmek isteyenlerin, dostluğun, samimiyetin oluşturduğu karelere şahit olmak isteyenlerin Köyü; Akbaba Köyü…

TARİHE NOT DÜŞEN AK BABA

Beykoz’a 5 kilometre uzaklıktaki Akbaba Köyü, rivayetlere göre İstanbul’un fethinde büyük fedakârlıklar gösteren Gazi Ak Baba Mehmet Efendi tarafından kurulmuş ve ismini de buradan almış.

Köy, tarih boyu beyaz kirazı, kestanesi, cevizi ve suyu ile ünlendi. Akbaba Köyü İstanbul’da Beykoz cevizi denildiği zaman ilk akla gelen yerlerden biri. Canfeda Hatun Camii, 1580 yılında Üçüncü Murat’ın annesi Nur Banu Hatun’un Harem Kethüdası Saliha Can Feda Hatun tarafından yaptırılmış. Çeşitli dönemlerde restore edilen ahşap cami halen köyde ve ibadete açık.  

‘SAFA EHLİ’LERİN MEKANI

Evliya Çelebi’de meşhur seyahatnamesinde Akbaba Köyü’nden bahsetmektedir. Evliya Çelebi’ye göre on yedinci yüzyılda köyde bir çarşı ve hamam mevcuttur. Yine o dönemde köydeki dükkân sayısının toplamda 20 olduğu kayıt edilmiştir. Ona göre köydeki hane sayısı da 100’dür. Bu bilgiler ışığında Akbaba’nın geçmişte oldukça gelişmiş bir köy olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Evliya Çelebi ayrıca Kiraz ve Kestane mevsimlerinde İstanbul’da “safa ehli” insanların Akbaba Sultan’a giderek çadırlar kurduğunu, türlü sohbetler yapıldığını ve “kestane ve kiraz faslı” adı verilen bu mesire faaliyetlerinin iki üç ay sürdüğünü kaydetmektedir.

Köyde ayrıca bir sebil çeşmesi de yer almaktadır. Bir zamanlar yoğurt haneleri bulunan köyde günümüzde esas uğraş kestane ve ceviz üretimidir. Ayrıca Ayşekadın fasulyesi ve domatesi ünlü olan köyde küçük çaplı süt hayvancılığı da yapılmaktadır. Bununla birlikte çiçek yetiştiriciliği özellikle de gül yetiştiriciliği önemli bir yer tutmaktadır. Çiçekler içinde lale, gül ve fulya dikkat çekmektedir. Meraların bulunduğu köy aynı zamanda önemli bir mesire alanıdır. Köyde çeşitli çiçekler ve yılda 10 ton kadar reçellik gül yetiştirilmektedir. Elma ağacının yaygın olduğu köyde arıcılık da yapılmaktadır. Köyde sağlık ocağı yoktur ancak ilkokul mevcuttur. Yaz aylarında köyün nüfusu artmaktadır.

EL İŞİ ÜRÜNLERİN ZENGİNLİĞİ

 İlçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan Akbaba Köyü’ne zamanla Karadeniz bölgesinden gelip yerleşenler olmuştur. Köye 1965 yılında elektrik gelmiştir. Köyde kestane çubukları, kazma ve kürek sapı ile baston, küfe ve sandık çemberi yapılmakta ve ülkenin her yanına dağıtılmaktadır.

Akbaba Köyü’nde Kaymakdonduran isimli günümüzde hala güzelliğini koruyan bir mesire yeri bulunmaktadır.

Aynı isimde bir çeşmesi bulunan köyün Soğucak Suyu da meşhurdur.  

Günlük gazete manşetleri TIK’la

Paylaş :
Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Gönderen  Alıcı
Gidecek e-posta
       
YORUMLAR :