Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  İbrahim Atlı

          atlibrahim86@gmail.com
         BİLİNCE DAİR LAKIRDILAR

 

Bir zamanlar avcı ve toplayıcı olan atalarımız, kendileri de av olmamak için ağaçlarda yaşardı. Bir tehlikeyi bertaraf ederken bir başka tehlikeyle karşılaşırlardı. Uykunun en tatlı yerinde sağdan sola dönerken ağaçtan düşer ve hayatlarını kaybederlerdi. İşte o atalardan bize kalan miras da uykuya dalarken hissettiğimiz düşme hissidir. Psikanalist Carl Jung buna kolektif bilinçaltı demektedir. Zihnimizde oluşan şemalar yüzyıllar boyu korunmuş ve bilinçaltımızda saklı kalmıştır. Bir rüyada ya da bir davranışın temelinde kendini ortaya belli etmektedir.

Bilinç dediğimiz kavram işte bu kadar ilginçtir. Toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösterebildiği gibi evrensel niteliklere de sahip olabilmektedir. Evrensel niteliğe ulaşamamasında şartlar, toplumun bakış açısı muhakkak etkilidir.

Kültürel bilince örnek vererek konumuza açıklık getirmeye çalışalım. Osmanlı’nın imparatorluğa yükseldiği İstanbul’un fethi olayı sıradan bir olay değildi. Karanlık Ortaçağ Avrupası ağır kayıplar yaşamış, Osmanlı ise dünyanın en gelişmiş kültürüne sahip olmuştu. 7 dil bilen ve Osmanlı’nın tartışmasının en büyük padişahı Fatih Sultan Mehmet bu kültürü yaşatıp ilerletmek istemişti. Fatih’ten sonra entrikalar, yeniçeriler, uydurma ulemâ ile Osmanlı’nın kültürel ilerleyişi sona ermiş, Avrupa yükselişe geçmişti. En somut örnek olarak 16. Yüzyıl edebiyatımızı örnek gösterebiliriz. Bakî, Hayalî, Fuzulî, Taşlıcalı Yahya, Aydınlı Visalî, Edirneli Nazmî gibi sanatçılarla yüzyıla damgasını vuran kültür hareketine karşılık, Avrupa’da Shakespeare, Milton gibi isimler daha yeni yeni ortaya çıkmaktaydı.

Yüzyıllar geçti ve biz kültürümüze biraz daha sırt çevirdik. Tanzimat ile Batı kültürünü benimsemeye çalıştık. Fakat onların bin yılda çektiği sıkıntılı aşamaları atlayıp elli yıllık çaba ile Batılıyız demek çok absürt tablolar ortaya çıkardı. Estetik anlayışımızı yozlaştırdık, kendimiz olamadık. Oysa Avrupa kendi olarak bugün dünyanın merkezine oturabilmişti. Eskiyi muhafaza ederek ilerliyordu. Bunu Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi aydın sanatçılar sık sık dile getirmişlerdi fakat heyhat.

Laf lafı açar. Bu konu da ansiklopedilere sığmaz. Ben tarihi hamam olarak atıl durumda olan Selimiye Hamamı’nı Nevmekân hâline getiren Üsküdar Belediyesi’ni tebrik etmek istiyorum. Milli bilinç ancak böyle yaşatılır: Tarihine sahip çıkarak ve kitaplar yardımıyla. İkisini birden yaparsak ne âlâ. Hazır eliniz değmişken zamanında büyük bir bilinçsizlikle Mado, Kebapçı ve market gibi mekanlara ev sahipliği yapan tarihi yapıyı da Nevmekân’a dönüştürseniz.

 

Yorum Ekle


Bir Yıldız Kaydı Sistematik hatanın kaynağı... Bilince dair lakırdılar Geçmişten Geleceğe Üsküdar Winter is coming Yazı Yazmak Zorunda Kalmamak Çok uzaklar... Barbar Olmak ya da Modern Olmak Tüm Mesele Bu Korona’dan sonra ruhunuza iyi gelecek 5 yer Korona’dan Hızlı Yayılıyor