Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Ayla Tetik

          aylaguven8@gmail.com
         'İŞ' Mİ YOK? KENDİ İŞİNİ KUR O ZAMAN!

Ülkemizde yıllar sonra ilk defa siyasi otoriteler KOBİ sayısını artırmak, bunu bilgi ve beceri donanımı yıllardır desteklenen gençlerin üzerinden yapmak şeklinde projeler üretmeye başladılar bu çok sevindirici bir gelişme. Ekonominin gelişimini hızlandırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için girişimcilik faktörünü bir üretim elemanı gibi devreye koymak ve böylece toplumun yaratıcı potansiyelini ortaya çıkarmak önemli.

Mevcut hükümetin seçim vaatleri içinde yer alan, işini kuracak gençlere 50.000 TL karşılıksız destek projesi; misyonu ve vizyonu olan, iş planını yapmış girişimci adayı gençler için, işadamı olma yolunda atılmış önemli bir adım, Türkiye için ise; gelişmişliğin anahtarı olacak.

KOBİ’lere hizmet veren danışmanlar olarak, yıllarca “bir iş planı çerçevesinde kurulan, istikrarlı büyümeye aday, üretim ve hizmet standardı yüksek, kurumsallaşmış, kurum kültürü olan KOBİ’ler sayıca artırılmalı bu sebeple girişimci adayları her mecrada desteklenmelidir” dedik. Bu söylemler paralelinde devlet ve dönem hükümetleri birçok kanaldan, KOSGEB, ABİGEM gibi bazı kurumlar öncülüğü ile 2000’li yılların başından bu yana ülkenin her yerinde bu konuda çalışmalar yaptı, girişimcilere maddi ve manevi destekler kullandırıldı. Çalışmalar girişimcilerin farkındalığı ile geniş kitlelere yayıldı. Yeni girişimciler, mevcut işletmeler bu fonları, destekleri, bilgi aktarımını nasıl kullanacakları konusunda farklı platformlarda eğitildi ve farkına vardı. 

 

 

İlk yıllarda bu desteklerin maksadı işletmeler tarafından yeterince kavranamamış, yanlış değerlendirmiş olsa da bugün özellikle gençler bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahipler. Üniversitelerde öğrenciler, bu konuda hem müfredat içinde hem de özelde bilgi bombardımanına tutuldular. Bugün gençler; iş planı, pazarlama planı, piyasa araştırması yapmadan asla girişimci olmak, işletme sahibi olmak hayali kurmuyorlar.

Diğer toplumlarla karşılaştırıldığında Türk insanı daha girişimci bir yapıya sahip. Bu sebeple Türkiye’de özellikle üniversite okuyan her gence girişimci adayı gözü ile bakmak yanlış olmaz. Onları içinde yaşadıkları çevrenin potansiyellerinin farkına varabilecekleri, sorunları birer fırsat gibi değerlendirebilecekleri bilgi ve becerilerle donatmak, yaratıcılıklarını ortaya koymalarına fırsat vermek hükümet tarafından uygulamaya koyulan karşılıksız destek uygulamasının doğru kanalize edilmesini sağlayacaktır.

Her ekonomide olduğu gibi ülkemiz ekonomisinde de KOBİ’ler, canlılığın ve hareketin göstergesi. KOBİ’ler yalnız büyük işletmelerle rekabet eden üretimler yapan işletmeler değil, aynı zamanda büyük işletmeler ve diğer KOBİ’ler için mamul ve yarı mamul girdiler ve hizmetler üreterek onların gelişimlerine de katkıda bulunan şirketlerdir. Ekonomik ve toplumsal kalkınmada çok önemli rol oynuyorlar.

Avrupa Birliği müktesebatında da KOBİ ler ekonominin bel kemiği ve bu sebeple AB’ ye aday ülkelerde KOBİ girişimcileri hem madden ve hem de bilgi anlamında ciddi manada destekleniyor. Çünkü AB standartlarında bir ülke yaratıp sonra birliğe almak birliğin mevcut düzeninin bozulmaması, ülkeler arası ekonomik dengelerinin kurulması açısından da çok önemli.

Dünya üniversitelerinde girişimcilik eğitimi; yüksek lisans ve doktora programlarında ağırlıklı; küreselleşmeden, krizlere, rekabet teorilerinden, iş ve ürün geliştirme stratejilerine, nano teknoloji ve girişimcilik olmak üzere çok zengin güncel bir içeriğe sahip. Lisans programlarında ise, daha spesifik ve programa uyarlanmış ders içerikleri var.

Türkiye’deki üniversitelerde ise; girişimcilik eğitimleri ders içerikleri dünya üniversitelerine kıyasla daha az kapsamlı ve birbirinin benzeri şekilde tasarlanmış ve yürütülmektedir. Hatta birçok üniversite sırf hibe programlarından faydalanmak maksatlı olarak bu konuda göstermelik projelerle sürekli eğitim merkezi düzeyinde ve kapsamsız müfredatlar uyguluyor. Türkiye’deki üniversiteler ön lisans düzeyinde incelendiğinde, doğrudan girişimcilik programlarının sayısının son derece yetersiz olduğu ortada. Halbuki bırakın üniversiteyi bu konunun ilköğretim ve ortaöğretim de müfredata dahil edilmesi her ülke için olmazsa olmazdır.

 

 

Çünkü bir ülke ekonomisi KOBİ’lerinin gücü oranında güçlüdür.

Yorum Ekle


O Gerçek Bilim İnsanının tanımıydı… COVİD-19 (Korona Virüs) Sağlık Çalışanları İçin Meslek Hastalığıdır Değişimin Liderini; İnsan, Sağlık ve Eğitim Belirleyecek Türkiye'nin Ekseni Nasıl Değişecek? Krizler bazen fırsatları birlikte getirir.. Perakende pazarının geleceği Yine, Yeniden Gergin 1 Mayıs… 'Sevgi İzi' İle www.benibuldular.com Meslek Lisesi, Memleket Meselesi 'İş' mi Yok? Kendi İşini Kur O Zaman!