Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Doc. Dr. Mehmet Çelik

          mcelik@bahcesehir.edu.tr
         HAYAT BİR KAVGA MI?

“Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız” der şair. O halde hayatımızın başlangıcını oluşturan şey bir kavga değil bir aşk… Bir ayrılma değil birleşme…

Hayat kendisini devam ettirmek adına, sürdürebilmek adına çocuklar verir bize. Hayat kavgası kavramı nereden çıktı diyeceksiniz? İnsanı sadece biyolojik bir canlı olarak algılamaktan elbette! Biyolojik alemde hayvanların birbirini yemek üzerine kurulan beslenme zinciri insana uygulandığında, tabidir ki insan da hayatı da bir kavga alanına dönüşür. Aslolan şudur; bir bilgenin deyişiyle “Hayat vahdet ve ittihadın neticesidir ” yani hayat: birlik ve beraberliğin sonucudur.

Kavga bir itişmedir. Oysa evrene hakim olan itişme değil çekimdir. Bir düşünelim, ayı dengede tutan dünyanın çekimi, dünyayı tutan güneşin çekimi, dünyadaki denizleri, okyanusları tutan ve taşmasına engel olan ayın çekimi ve de seni ayakta tutan savrulmanı engelleyen yer çekimi…
Sen dünyayı bir savaş alanı olarak düşünürsen bile yer seninle kavgaya girmemek için direnmekte. Ya yer çekimi değilde, yer itimi olsaydı, yer seni fırlatsaydı hayat olur muydu?
Hayatı bir kavgaya çevirmek, ömrünü, kendinle, başkalarıyla ve evrenle kavga ederek geçirmek için mi geldik bu dünyaya… Oysa hayat bir armağandır. Bir kere verilir. O armağanı iyi korumak ve ona saygı duymak zorundasın. Çünkü o hayatı veren Allah’a ve sebep olan annene ve babana olan ilişkin kavga değil belki sevgidir, belki de minnettarlık…
“Kesb- i mal rahat içindir dostum
Yoksa renci artar barı artıkça hammalın”
demiş ariflerden biri.

Yani şunu demiş “mal mülk edinmek rahat içindir, yoksa onları sırtına yüklersen belin ağrır. Çünkü hammalın yükü arttıkça eziyeti de artar”
Platon “ben insanları anlamıyorum! Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, sonrada sağlıklarını yeniden elde etmek için kazandıkları parayı harcarlar” der.
Gerçekten de hayatla kavga ederek kazanılan maddiyat, hayatla senin aranda bir kan davasına sebep olur. Çünkü sen bu kavgayla kendini de yıpratırsın hayatı da. İki küp, iki testi çarpışırsa, ikisinden biri kırılır ama diğeri de ya yara alır; ya da çatlar…
Bazı anlayışlar insanı doğanın efendisi saymışlardır.Doğaya hükmetmek,onu alt etmek üzerine kurulmuş bu anlayışların sonucunda doğa kaybetti.Doğa kavgayı kaybetti ama insan mı kazandı bu savaşı hayır… Asıl kaybeden insan olmadı mı? Seller, ozan delikleri zehirlemiş göller ve ırmaklar…
Bunlar senin kavganın sonucu insanoğlu… Doğa senin malın değil, sen ona aitsin. Ona saldırarak değil ancak ona sığınarak rahata erebilirsin… Ya da asit yağmurlarına razı olacaksın; arıların kaybına, cilt kanserlerine kitle hastalıklarına…

Kendini hayata hazırlama; Kendine bir hayat hazırla. Çocuklarını hayata hazırlama onlara hayat hazırla. Cibran’ın dediği gibi ‘Bülbül yavruları esir olmasın diye altın kafesi yuva yapmaz.’
‘Melekler güzelliğin gülümsemesinden doğdu’ der bir şarklı bilge… İnsanız madem ve mademki dinimizin (İslam) anlamı barış kendimizle çevremizle ve evrenle barışmanın vakti gelmedi mi?

Sadi ile bitirelim…
İnsanoğulları bir bedenin organları gibidirler.
Bir ağacın dalları gibi 
Çünkü yaradılıştaki cevherleri 
Ve yaradışları bir değil mi?

Bedenin sağlığının da organlar arasında ki uyumdan geçtiği gerçeği ile kavgasız bir hayatın yaşanabilirliliği için gayretten başka ne gerekir ki?

 

Yorum Ekle


HAYAT BİR KAVGA MI? Bir şehir vardı insan iyidir Simya, altın ve insan Gülümse Biraz Bizim zamanımızda... Ağlarsa anam ağlar... Sen kendini bilmezsen Hayat bir kavga mı? Gerçek nedir?
nurettin LÜleci
eline sağlık
Hocam ne güzel yazıyorsun yaa. Allah ilim irfanını artırsın. Bizede istifade etmek düşer.Akşamki Ülke TV proğramı nefisti. İsmail beyin heyecanlı çıkışları, renkli ve riskli:)