Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Dr. Güler Demir

          gulerdemir2009@gmail.com
         ÖĞRETMENLER ÇOCUKLARI RAHAT BIRAKIN!

Geçmiş jenerasyon eğitim-öğretim yaşamlarını düşününce genellikle sert ve otoriter öğretmenleri anımsar. Otoriter, yanına yanaşılamayan bir model.  Ancak korku uyandıran bir imajı olsun olmasın ilk öğretmenini özlemle anan çok kişi vardır. Elbette değişen sosyo-kültürel yapı, hem özgüvenli öğrencileri hem de öğrencileri ile daha esnek, arkadaşça iletişime giren öğretmen modelini getirmiştir. 

Öğretmenlik toplumsal sorumluluğu en ağır mesleklerdendir çünkü öğrenciler dosya ve evraklar gibi materyaller değillerdir; onlara meta gibi davranamayız. Bizim doğrularımız, değerlerimiz, dünyaya bakış biçimimiz ve abartmıyorum, aslında, egomuzun izdüşümlerini göreceğimiz aynalar değildir onlar.  Okul yaşamına yeni başlamış bir kız öğrencinin ille de başka bir kız öğrencinin yanına oturması gerektiği önyargısına sahip bir öğretmenin tavırları kadar o kız öğrenciyi ille de erkek öğrencinin yanına oturtmaya çalışan öğretmenin tutumu da sorgulanmalıdır. Çünkü her ikisi de “cinsiyetçi” kaygılar taşır. Sanırım en güzeli çocuğun özgür iradesi ile kendi yerini, beraber oturmak istediği arkadaşını kendisinin seçmesidir. Bu onun küçücük yaşında cinsiyetle bir belirleyiciymiş gibi karşılaşmasını da engeller. Görme yetisinde sorun olup ön sıralara oturması gereken ya da benzeri diğer özel durumu olan öğrenci için elbette çözümler düşünülebilir. Ya da kendi seçimine karşın sorun yaşayan çocuğun durumu çocukla da uzlaşacak biçimde çözümlenebilir. Burada önemli olan, cinsiyetçi, ideolojik, ırkçı, inançsal ya da her türlü şablonların öğrencinin üzerinden çekilmesi; onun potansiyel kimliğinin özgürce gelişimine izin verilmesidir.  “Salt” doğru’nun ne olduğu felsefe ve ilişkili disiplinlerce yıllardır sorgulanırken, belki de tek değişmez, sarsılmaz öge “sevgi” ve “hoşgörü” olmalıdır. Pink Floyd’un efsane The Wall (duvar) albümünde, “Another Brick in The Wall” (Duvardaki Diğer Tuğla)şarkısında geçen yakarış sözcükleri bunu ne güzel ifade eder: “Teachers leave them kids alone” (Öğretmenler çocukları rahat bırakın!)...

 

Yorum Ekle


‘Kolalı Etek’lerin İstilası (Canetti, Körleşme) İnadına İyilik Ucuz Mutluluklar mı Yoksa Yüce Acılar mı, Hangisi? Dizi Deyip Geçmemeli Var Gücü ile Susmak Eleştirinin Egosantrik Cazibesi Bataklığın Kıyısındaki Güçsüzlük Gün Gelir Devran Döner… Doğar doğmaz yaşlananlara! Neden mi Hümanist Eğitim?