Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Dr. Güler Demir

          gulerdemir2009@gmail.com
         İLİŞKİLERDE “BAĞLI” MI “BAĞIMLI” MIYIZ?

Kişi, her türlü ilişkilerindeki mükemmeliyetçilikle ilgili yüzleşmekten kaçınır… Ezen de, ezilen de çoğu zaman kendini maskeler… Örneğin; Stockholm Sendromu…

HEMEN her türden ilişki, hatta dışarıdan mükemmel diye nitelenenler de (en çok da onlar hasarlıdır belki de) dâhil sorgulandığında içyüzleri şaşırtıcıdır. Bu bağlamda kişi kendisi ile de yüzleşmekten kaçınır. Örneğin  Stockholm Sendromu na yakalanmış ilişkiler yaygındır. Anımsarsak, bu sendrom, mağdur durumdaki kişinin kendisinden güçlü ve kendisine baskı yapan kişiye boyun eğip sempati göstermesi durumudur.

RUHSAL ŞİDDET UYGULANIR

Pek çok evlilik ya da ilişki bir tarafın gücü, hegemonyası altında yürür. Bu ille de açık seçik görülen bir güç değildir. Ezen de ezilen de kendisini maskeler. Ezilen, ezen için üzerinde tüm kompleksleri ile karmaşık duygularını tatmin ettiği bir araç, ezilen için ise ezen olmaması durumunda eksileceğini sandığı kişidir. Burada ruhsal bir şiddet uygulanır ve bu şiddet “aşk” olarak bile nitelenebilir. Mağdur “ne olursa olsun ondan vazgeçemem, ona aşığım” der. Dominant kişi  “o ben olmadan yaşayamaz” duygusu (yanılgısı!) ile beslenir. Ve bu patolojik ilişki tüm sancılarına karşın sürdürülür.

BİLİNÇALTINDAKİNİ ÇIKARMA

Yanılgı dedim çünkü kurban durumundaki kişi beklenmedik koşullar ve anlar içinde eşini ve pek çok kişiyi şaşırtarak bu durumu sonlandırabilmektedir. Nasıl mı? Her nasılsa bir anda aslında karşısındaki kişiye “bağlı” değil “bağımlı” olduğunu anlamıştır. Belki de zaten bildiği ama bilinçaltına ittiği bu gerçeği çekip yüzeye çıkarma cesaretini kazanmıştır. Bu her zaman olmaz tabii çünkü bu gerçeğin kendisinden kaçılan belki de yüzlerce benzeri ya da farklı durumla beraber o bilinçaltı dediğimiz devasa gizler dolabında tutulması en kolay yollardandır. Ekonomik gücü, sosyal prestiji ile beslenilen ve hatta kimlik kazanılan eş ya da sevgili bırakın biraz da güç gösterisi yapsın, hatta aldatsın ne çıkar ki!

Kişinin olmadığı kimliklere bürünerek için için benimsemediği ilişkilerin içinde olması ve daha da kötüsü bir takım kazanımları adına özgürlüğünden vazgeçmesi kendisine yapacağı en büyük kötülüktür. 

Yorum Ekle


‘Kolalı Etek’lerin İstilası (Canetti, Körleşme) İnadına İyilik Ucuz Mutluluklar mı Yoksa Yüce Acılar mı, Hangisi? Dizi Deyip Geçmemeli Var Gücü ile Susmak Eleştirinin Egosantrik Cazibesi Bataklığın Kıyısındaki Güçsüzlük Gün Gelir Devran Döner… Doğar doğmaz yaşlananlara! Neden mi Hümanist Eğitim?