Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Dr. Güler Demir

          gulerdemir2009@gmail.com
         KAOS İÇİNDE BİR MASAL

Bir zamanlar kimsesi olmayan, hiçbir yer, hiçbir toprak ve hiçbir kimliğe bağlı olmaksızın yaşamayı ilke edinen bir gezgin varmış. Bir gün gezmekten yorulmuş. Mola verdiği bir ülkenin mavi ve yeşile bezeli doğal güzellikleri onu büyüleyince “artık biraz da yerleşik yaşama geçeyim” diyerek oraya yerleşmiş. Önceleri herşey yolunda gitmiş. “Azıcık aşım, kaygısız başım” diyerek huzur içinde yaşarım derken “Kaosiye” denilen bu ülkede hemen herkesin huzursuz yaşadığını fark etmiş. Aslında hiçbir zaman hiçbir yerde uzun süre kalmadığından “başka yerlerde de mi böyledir?” diye bir soru belirivermiş zihninde.  İşte o an, daha önce zihninde beliren sorulara benzemeyen tüm soruların hücumuna uğradığı anmış.

Neredeyse tüm insanların bedeninin görünen bir yerinde bir takım işaretler varmış. Kiminin bileğinde, kiminin alnının ortasında, kiminin de avucunun içinde. Bunların her biri bir inanç ya da düşüncenin sembolü imiş. Alnının ortasında koskocaman “82323” rakamlarını taşıyanlar Kaosiye’nin kendisini çağdaş, kültürlü, elit diye tanımlayan kesimiymiş. Sağ ya da sol bileğinde çeşitli işaretler olanlar da benzer biçimde tüm doğru ve güzel değerleri kendilerinin temsil ettiğini ileri sürüp dururlarmış. Bir de göze çarpmaktan çekinen, avuçlarının içinde minicik, neredeyse görünmez işaretler saklı olanlar varmış ki yakalandıkları anda kendilerine “ kırk satır mı, kırk katır mı?” diye sorulur,  çeşitli eziyetlere uğrarlarmış. Hele bir de aralarında bu işareti daha büyük ve avuç içi yerine elinin görünen yerinde; üstünde taşıyanların halini varın siz düşünün. 

Bu grupların her biri sürekli çatışma halindeyken nedense bizim gezgini en çok Kaosiye’nin en büyük ve aslında pek çok anlamda birbirini andıran iki grubunun arasındaki çatışma düşündürmüş. Alnında kocaman yazılmış “82323” rakamlarını taşıyan grup ile bileğinde “70700” rakamları olanlar. 82323’lüler, 70700’lülere “siz çağın dışında kalmışsınız” derken 70700’lüler ise hem onlara hem de kendileri gibi olmayan tüm kişi ve gruplara “tüm değerlerden yoksunsunuz, kötüsünüz” der dururmuş. Elit diye nitelenen 82323’lüler salt doğru ve güzelin sadece kendileri tarafından bilindiği, tarihi kendilerinin yazdığı, gelecek nesilleri sadece kendi meşalelerinin aydınlatacağına inanmaktaymış. Bir taraftan tüm görüş ve inanışlara açık olduklarını söylerken diğer yandan kendilerine benzemeyen ve yeni yeni türeyenler de dahil farklı sembolleri taşıyanları işaret parmakları ile göstererek  “bakın işte bunlar da 70700 grubundan” diye hedef yapmakta imişler.  

İçlerinden her zaman değişim yaşayan, sembolleri de sürekli değişen bir grup varmış ki tek kaygıları herkesin açlık, yoksulluk, sıkıntı çekmeden huzur içinde, kavgasız yaşayacağı bir ortam oluşmasıymış. Bunun için sembollü, sembolsüz herkesin gereksinim ve görüşlerinin dikkate alınması için uğraşı verilmesini savunup dururlarmış. Bu barışçıl grup bizim gezginin dikkatini çekmiş. Önceleri Kaosiye’den kaçıp eski gezgin yaşamına dönmek isterken, onların arasına katılmış ve o topraklara barış, mutluluk gelsin diye çabalamaya başlamış. Sonra ne olduğunu kimse bilmiyormuş ancak gönlüm bu masalı da diğerleri gibi “onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine” diye bitirmekten yana.   

Yorum Ekle


İnadına İyilik Ucuz Mutluluklar mı Yoksa Yüce Acılar mı, Hangisi? Dizi Deyip Geçmemeli Var Gücü ile Susmak Eleştirinin Egosantrik Cazibesi Bataklığın Kıyısındaki Güçsüzlük Gün Gelir Devran Döner… Doğar doğmaz yaşlananlara! Neden mi Hümanist Eğitim? Başarı mı mutluluğu getirir, mutluluk mu başarıyı?