Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Dr. Güler Demir

          gulerdemir2009@gmail.com
         TACİZİN MODERN YÜZÜ

Tarihsel süreçte yaşam biçimi sürekli değişen toplumların kültür ve değerlerinin de değiştiği bilinen bir gerçek.  Günümüze evrilen “ilkel insan”ın değişiminin ilk işaretlerinden biri bedenini örterek giyinmeye başlaması. Çağına uygun yaşam kalıplarına giren, “yeni”, “modern insan”, giyindikçe tıpkı bedenini gizlediği gibi ruhundaki defoları da gizlemeye başlamış olamaz mı? Burada aslında “ilkel” ve “modern” kavramları; kimin ya da neyin “ilkel” ya da “modern” olduğu tartışılırsa bambaşka sonuçlar çıkabilir. Buna girmeyeceğim! Gelmek istediğim nokta, modern dünyanın ürkütücü sinsiliği! Gelişmişliğin, modernliğin evrensel ve değişmez değerleri arasında ayrımcılık ve ötekileştirmeye karşıt söylemlerin hakim olduğunu biliyoruz. “Irk, millet, din, inanç, dil, cinsiyet ve cinsel tercihlerin sorgulanmaması, belirleyici olmaması” “hoşgörü kültürünü yaygınlaştırmak” bunların arasında öne çıkanlar. Peki durum gerçekten böyle mi?

İçlerinden bir ögeyi alarak diğerlerine ilişkin yorum yapmaya gerek duymuyorum çünkü derler ya görünen köye kılavuz olmama gerek yok. Ele alacağım konu, “örtülü cinsiyet ayırımı”. Şimdi “cinsiyet ayırımını anladık da örtülüsü nedir?” denirse, feminist çağrışımlar yapmasını göze alarak, bu sözcüklerin açılımını yapacağım: Erkek egemen toplumun erk’i elinde tutan üyelerinin; kısacası erkeklerin ilkel dürtülerini denetleyemeyenlerinin (belki de denetlemek istemeyenlerinin!) sebep olduğu her türlü süreci böyle adlandırıyorum. Eğitim düzeyi düşük, üstü başı perişan, köylü, kırsaldan gelme vb. biçiminde (zaten başka durum ve koşullarda da sıkça) etiketlenen kesimden bir kadına yönelen taciz kolektif vicdanı kolayca ayağa kaldırmaktadır. Yapanın “kro”, “amele” olduğu ve daha birçok şey söylenir de söylenir. Peki ya bunu yapan kişiler, adlarının önü unvanlarla dolu, eğitimli, kültürlü, modern kişilerse ne olur? Bulundukları şirket, üniversite ya da kurumda, geldikleri yeri,  iktidarlarını ve elbette cinslerinin ayrıcalığını kullanarak, çalışanlarına, çocukları hatta torunları olabilecek yaşlarda öğrencilerine tacizde bulunurlar. Ancak, sözlü ve hatta zaman zaman eylemin eşlik ettiği bu durum, entelektüel zekalarının! yarattığı öylesine incelikli manevralarla gizlenmiştir ki, dışarıdan bakıldığında neredeyse masumdurlar. Belki de masum oldukları doğrudur çünkü suçlu aranacaksa eğer gerçek suçlu cinsleri tam tersi rollerle andığınızda, yani bir kadının erkeği taciz etmesi durumunda, “ırz” “namus” ve “ahlak” ile türevi sözcükleri ateşli biçimde kullanarak ayaklanacak toplum vicdanı olmalıdır. Ama aktif olan cins erkek ve hele de toplumsal statüsü epeyce de sağlamsa, sırtı bile sıvazlanır. İşte budur “örtülü cinsiyet ayrımı”…

Yorum Ekle


‘Kolalı Etek’lerin İstilası (Canetti, Körleşme) İnadına İyilik Ucuz Mutluluklar mı Yoksa Yüce Acılar mı, Hangisi? Dizi Deyip Geçmemeli Var Gücü ile Susmak Eleştirinin Egosantrik Cazibesi Bataklığın Kıyısındaki Güçsüzlük Gün Gelir Devran Döner… Doğar doğmaz yaşlananlara! Neden mi Hümanist Eğitim?