Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Dr. Güler Demir

          gulerdemir2009@gmail.com
         UCUZ MUTLULUKLAR MI YOKSA YÜCE ACILAR MI, HANGİSİ?

1964 yılında New York’da yaşanan bir olaya ilişkin atıflar günümüz gerçekliği ile örtüştüğü için sıklıkla anılır oldu. Dr. İlhami Pektaş’ın kişisel web sayfasında yazdığı “KITY GENOVESE TOPLUMSAL DUYARSIZLIK SENDROMU” başlıklı yazısı da dahil okuduklarımız günümüzde değişen hiçbir şey olmadığı hatta belki daha da kötüye gidildiğini hissettiriyor.

 Kity Genovese, 1964 yılında Newyork’da, üstelik ıssız olmayan bir caddede, cinayete kurban giden bir kadın. Saldırganın ilk saldırılarından sonra kadını bırakması ve geri gelip tekrar tekrar saldırması, bir saat süren bu katliama tanık olan 37 mahalle sakininin durumu izleyerek pasif kalması, olaya müdahale etmedikleri gibi polise dahi haber vermemeleri tarihe damga vuran bir duyarsızlık vakasıdır.

Ne yazık ki bize çok tanıdık gelen ve Sosyal Psikolojide “Kity Genovese Sendromu” adı verilen bu toplumsal davranış, en çok da belki günümüzde bir virüs gibi dalga dalga yayılarak artmakta. Boğulmakta olan kişiyi cep telefonu ile görüntüleyenlerin karesini veren karikatürler ve benzerleri bu ve benzeri durumların sembolleri.

İnsana, hayvana, tüm canlılara yapılan eziyet ve işkencelere, doğanın tahrip edilmesine göz yummak. “Bana ne”, “ne karışırım”, “üstüme kalır aman!” demek… Kısacası diğerlerinin acısına gözlerin kapatılması; hatta mağduriyetlerin dedikodu konusu yapılarak hazza dönüştürülmesi; izleyenin koltuğu, gücü sarsılmasın kaygısı ile olayların yüzeydeki perdesini aralamaktan dahi kaçınması; mesafeli durmaktan da öte ön yargılar ile yargısız infazların haddi hesabının olmaması… Bugün diğerinin başına gelenin yarın kendisi ya da yakınlarının başına da gelebileceğinin unutulması…Yaşanan olayların arka planının bilinmeden çıkarlara uygun olana, işine gelene inanılması…Kalabalıkların duyarsızlığından da çok acıtanı bu işte…

İnsana, canlılara ilişkin – ki bu kapsama savunmasızlıkları ile belki de en fazla hayvanları katmak gerek- empati, insanı insan yapar. İnsani özelliklerden, empatiden yoksun bencil kişinin tüm nitelikleri, birikimleri, sertifikaları, diplomaları, kariyer ve mevkileri ise çöpe atılmalıdır! Yaşama bakışımızı bize dokunmayan her şeyden kaçmak gibi hedonist bir yaklaşım mı belirler yoksa Fyodor Dostoyevski’nin sorguladığı gibi mi bakmalıyız: “Ucuz mutluluk mu, yüce ıstırap mı? Peki, hangisi daha iyi?”

Evet, duyarlı olmanın, haksızlıklara karşı durmanın bedeli belki acı çekmektir ama getirilerinden en önemlisi olan insanlık onuru ise her şeye değer! Ve unutulmamalıdır ki bu dünyada sınırlı da olsa kazanılmış pek çok güzellik o haksızlıkların üstüne giden, bana ne demeyen bir avuç insan sayesinde elde edilmiştir…Hala yaşıyorsak, yalnız ve yalnız onlara borçluyuz…En azından bunu fark etmeli ve sonra aynaya bakmalıyız…Tabii bakabiliyorsak !

Yorum Ekle


Ucuz Mutluluklar mı Yoksa Yüce Acılar mı, Hangisi? Dizi Deyip Geçmemeli Var Gücü ile Susmak Eleştirinin Egosantrik Cazibesi Bataklığın Kıyısındaki Güçsüzlük Gün Gelir Devran Döner… Doğar doğmaz yaşlananlara! Neden mi Hümanist Eğitim? Başarı mı mutluluğu getirir, mutluluk mu başarıyı? Tanıdınız mı onları?