|
|
|
|
19.02.2012 - 13:02
Y.Boyutu:
Yeniden yapılandırma, bankaların uydurmasıdırYeniden yapılandırma, bankaların uydurmasıdır diyen Köşe Yazarımız Nesih Tanrıverdi, 'Yediden yapılandırma,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda uygunluğu tartışılıması lazım' dedi. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda “Yeniden Yapılandırma” şeklindeki bir işlemden bahsedilmemektedir. Bu nedenle, bu ad altında yapılan işlemin yasal düzenlemenin genel ve özel şartlarına uygun olup olmadığına bakmamız gerekiyor. 4077 sayılı yasanın 10/B maddesiyle Konut Finansmanı Sözleşmeleri oldukça ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Yasa maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci ve son bendinde “Taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alan şartlar, sözleşme süresi içerisine tüketici aleyhine değiştirilemez.” hükmü, yine aynı maddenin onikinci fıkrasında “Sözleşmede belirtmek suretiyle konut finansmanına yönelik kredilerde … faiz oranı sabit, değişken veya aynı kredi için her iki yöntem esas alınmak suretiyle belirlenir. Oranın sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede başlangıçta belirlenen oran her iki tarafın ortak rızası dışında değiştirilemez.”hükmü, Ondördüncü fıkrada ise “… faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda, konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken Ödeme Ücreti, gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez.” Hükmü yer almaktadır. Yasa maddesi çok açık ve detaylı bir şekilde düzenlenmiş ve her türlü durumu açıklayan bir çerçeve oluşturulmuştur. Düzenlemeyi bir bütün olarak değerlendirdiğimizde özetle şunu söyleyebiliriz. Sözleşme imzalandıktan sonra; Sözleşme şartları tüketici aleyhine -tüketicinin rızası olsa bile- hiçbir zaman değiştirilemeyecektir. İki tarafın rızası olmadan tüketici lehine de değiştirilemeyecektir. Tüketici tek taraflı bir irade ile taksitlerden bir veya bir kaçını erken ödeyebilecek, hatta tüm borcunu ödeyip sözleşmeyi sonlandırabilecek, ancak bu durumda banka -sözleşmede bu hakkını saklı tutmuşsa- %2 oranında bir kesinti yapma hakkına sahip olacaktır. Bu soruya cevap verebilmek için yukarıdaki ‘Sözleşme şartları tüketici aleyhine değiştirilemez’ ve ‘banka kabul ederse faiz indirimine gidilebilir.’ Hükümlerine bir daha bakmak yeterli olacaktır. “%2 kesinti yapılması” ve/veya her ne ad altında olursa olsun masraf alınması elbette tüketici aleyhine bir işlemdir, dolayısıyla ‘yeniden yapılandırma’ adı altında yapılan bu işlemle sözleşme şartları tüketici aleyhine değiştirilmiş olacaktır ki, Konu bu yönüyle yasanın açık hükmüne aykırı düşecektir. Yine yasaya göre erken ödeme, tüketicinin tek taraflı iradesi ile mümkün olmaktadır. Yasa tüketiciye tek taraflı olarak erken ödeme imkânı sunmuş ancak buna karşın bankaya sözleşmede belirtilmek suretiyle erken ödenen anaparanın %2’sini geçmeyen bir tazminat hakkı tanımıştır. Hâlbuki ‘yeniden yapılandırma’ adı altında yapılan işlem faiz indiriminden ibarettir ve bu durum tüketici lehine bir sözleşme değişikliği getirmektedir. Yasaya göre bankanın rızası olmadan sözleşme değişikliğine gidilemez. Banka değişiklik talebini reddedebilir, bu durumda sözleşme ayakta kalır. Elbette tüketici yasanın kendisine tek taraflı olarak tanıdığı erken ödeme hakkını kullanabilir ve borcun tamamını ödeyerek banka ile ilişkisini sonlandırabilir, ancak banka da sözleşmede bu hakkı saklı tutmuşsa %2 tazminat isteyebilir. Ancak bunları yapmayan banka, faiz indirimi konusunda tüketici talebine bir kez rıza göstermişse, bunun karşılığında artık tüketiciye bir yükümlülük yükleyemez. Kaldı ki %2’lik kesinti, erken ödenen ana para baz alınarak hesaplanır. Yani erken ödenen miktar, %2 ile çarpılmak suretiyle bulunan para, bankaya tazminat olarak ödenir. Halbuki yeniden yapılandırmada erken ödenen bir meblağdan söz edilemez. Yani erken ödenen para miktarı 0(sıfır) olduğundan bunun %2’si de 0(sıfır) olacaktır. Diğer bir deyişle, erken ödenen bir para miktarından bahsedilemeyeceğine göre bu paranın %2’sinden de bahsetmek mümkün olmayacaktır. Bu da yapılan kesintilerin yasaya ne kadar aykırı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Toparlamak gerekirse; Faiz indirimi yapan banka buna karşın tüketiciden hangi ad altında olursa olsun bir ücret isteyemez. Sözleşmede tüketici lehine-faiz indirimi vb- bir değişiklik yapılmak istenmesi halinde her iki tarafın (bankanın da) rızası alınmalıdır. Yani diğer bir ifade ile tüketiciler her zaman faiz indirimi talebinde bulunabilirler ancak bankalar da bu talepleri her zaman reddedebilirler. Yine düzenlemeye bir bütün olarak baktığımızda “Erken Ödeme” işleminin sözleşme değişikliği olarak görülmediğini, bu konuda tüketicinin özgür iradesinin belirleyici olduğunu görüyoruz. Tüketici isterse, her zaman “erken ödeme ”de bulunabilir, bu durumda banka durumu kabul etmek zorundadır ve -banka, sözleşmede yer almak kaydıyla yüzde ikiyi geçmeyen bir tazminat isteme hakkını saklı tutabilir.- gerekli faiz indirimi yapmakla yükümlüdür. Yasada yer alan “erken ödeme”, açıkça belirtildiği gibi kredinin tamamının ya da bir veya birkaç taksitinin zamanından önce ödenmesidir. Dolayısıyla hem yasadaki düzenlemeye baktığımızda hem de işin özü itibariyle “erken ödeme” ile olayımızda yapılan işlemin, yani “yeniden yapılandırmanın birbiriyle bir ilgisi/ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla da faiz indirimi yapmakla yükümlü değilken bu teklifi bir kez kabul eden banka “erken ödeme” şartı için konan hükme dayanarak tüketiciden tazminat alabilmesi yasal dayanaktan yoksundur. Çünkü en başında banka tüketicinin talebini kabul etmeyebilir, tüketici de bu durumda erken ödemeye ilişkin tazminatı ödeyerek krediyi kapatıp, bir başka bankadan yeni bir kredi alabilir; ya da durumuna rıza göstermek zorunda kalıp sözleşmeyi sürdürebilirdi. ‘Yeniden Yapılandırma’nın ‘Erken Ödeme’ ile bir ilgisi yoktur. Sonuç itibariyle, bir ya da birkaç ödemenin zamanından önce ödenmesiyle faiz oranında indirim yapılması birbirinden farklı hukuki durumlardır. ‘Yeniden yapılandırma’ adı altında yapılan uygulanmanın yasada açıkça düzenlenen ‘Erken Ödeme’ye ilişkin şartlarla bir ilgisi bulunmadığından, bankanın buna dayanarak tazminat talep/tahsil etmesi yasal değildir. Etiketler : Bu Haberi Arkadaşına Gönder
YORUMLAR :
Benzer Haberler |
|