Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
30.05.2019 - 23:35
Y.Boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnadına İyilik

Gazetemizin Dış Haber Sorumlusu Akademisyen Dr.Güler Demir, kaleme aldığı ‘İnadına İyilik’ adlı makalesi içinde bulunduğumuz dünyanın özeti gibi. İşte o makale...

Güncel Posta İstanbul'un Tarafsız Sesi
Yorum Ekle Tüm Yorumlar

 

Goethe’in bir sözü vardır. Şöyle der: “insan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür”. Mevlânâ’nın sözü gibi: “Kişi karşısındakini kendi gibi bilir”. Ve yine Goethe’nin dediği gibi “dünya, hassas kalpler için bir cehennemdir...”

Sayısı gittikçe azalsa da hassas kalpli, naif, dürüst, çıkarsız, merhametli insanlar için gerçekten cehennemden farksızdır dünya. Çünkü onların çekilen acılara veya uğranılan haksızlıklara isyan etmesi için ille de kendilerinin odak olması gerekmez. Yeryüzünde tüm canlıların çektiği acı onlar için bir problemdir.

Haksızlığa uğrayan insanlar için kederlenir; zor durumda olanın yardımına koşmak uğruna kendilerinden pek çok ödün verir, fedakârlıklar yaparlar. Sokak hayvanlarının çaresizliği onların yüreklerini parçalar mesela. Kim bilir belki de bu onların varoluş nedenidir.  Kendileri gibi hissedenler ile kurdukları bağ ve dayanışma ise can simitleridir.

Ancak ne yazık ki dünyanın düzeni böyle işlemez; çarklar başka türlü çalışır. Çevreleri daha çok çıkar gruplarına göbek bağı ile bağlı, salt kendisini düşünen ve benden sonrası tufan diyen insanlarla kuşatılmıştır. Geçtikleri yollar mayın döşeli, sapacakları sapaklar tuzaklarla doludur. Nerede bir mayın ya da tuzak olduğunu bilmediklerinden kontrolsüzdürler. O mayın ve tuzakları fark ettikleri zaman da stratejik manevraları uygulayacak kötücül bir zekâları yoktur. İşte o zaman umutlarının ve yaşama sevinçlerinin yavaş yavaş tüketildiğini hisseder; çaresizlikle çırpınırlar.

Linç kültürünün hazza dönüştüğü, önyargıların insanları asıp kestiği bu adaletsiz dünya artık içinden çıkılmaz bir labirenttir. Yapılan hatalarda kasıt aranmakta, hatta kesin yargılar hata olasılığına yer dahi vermemektedir. Hassas ve merhametli insanlar hoşgörülüdür. Duygusal zekaları ve empati yetenekleri ile yapıcı ve anlayışlıdırlar. Oysa hayata hammaddesi çıkar ve bencillik olan gözlüklerin arkasından bakanlar için hiçbir değerin önemi yoktur. İşin tuhaf tarafı doğruluk, ahlak, etik gibi kavramlar da en çok onların söylemlerini süsler. Kendi koydukları kuralları en çok kendileri çiğner ve bunun kılıfını uydurur, kapalı kapılar arkasında avları için kuracakları düzen, hile, tuzak planlarını ve bu planların paydaşlarını belirlerler. Peki neden böylesine kin dolu ve acımasızdırlar? Yanıtlanması en zor sorudur bu.

Belki onların varoluşlarını gerçekleştirme biçimidir bu. Kimlik ve statülerini bu tür davranış, tavır ve tutumlarla kanıtlarlar. Belki de çıkar beklemeden sevmenin ve yardımlaşmanın, yani insan olmanın hazzından habersizdirler. Bilmezler ki çıkar çevrelerine yaranma ve hırsları uğruna çiğnedikleri değerler aslında kendi cellatlarıdır; kendi kendilerini yok ederler. Zavallıdırlar. Umutsuzca da olsa ıslah olmalarını dilemekten başka da elden gelen yoktur… 30 Mayıs 2019


Paylaş :
Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Gönderen  Alıcı
Gidecek e-posta
       
YORUMLAR :