Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
03.04.2017 - 23:39
Y.Boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kayı Okulları CEO’su Deniz Demirtaş: Eğitimin Kurucu Gücüyüz

‘Eğitimin Kurucu Gücü’ misyonuyla yola çıkan Kayı Okulları hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan Kayı Okulları CEO’su Deniz Demirtaş: ‘Eğitimin Kurucu Gücüyüz’ dedi.

Güncel Posta İstanbul'un Tarafsız Sesi
Yorum Ekle Tüm Yorumlar

Güncelposta Gazetesi/Çekmeköy

Türkiye’de eğitim alanında birçok ilki gerçekleştiren Çekmeköy Ömerli’de eğitim hayatına başlayan Kayı Okulları hakkında merak edilen soruları sorduk. Deniz Demirtaş cevap verdi.  

Deniz hanım, okulunuzun ormanlık alanı ilk göze çarpıyor. Kayı Okulları hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

Evet, dediğiniz gibi okulumuza adım atan herkesin ilk söylediği cümle bu oluyor: “Bütün bu ormanlık alan Kayı Okulları’nın mı?” Biz klasik eğitim metotlarına inanmıyoruz. İnsan da ağaç, taş, kedi, yaprak gibi doğanın bir parçası. Günümüz şehirleri adeta beton kafesler gibi, çocuklarımızsa bu kafeslere hapsolmuş ve doğadan uzaklaşmış durumda. Oysa doğa, insanı rehabilite ediyor, bize bu dünyaya ait olduğumuzu hissettiriyor.

Doğanın içinde yaşama ve öğrenme fırsatı bulan çocuklar, insanlara ve çevresindeki her şeye saygıyla ve sevgiyle yaklaşabiliyor. Kayı’da öğrencilerimize ilk önce doğa bilincini aşılıyor, insanlar olarak doğanın bir parçası olduğumuz algısı geliştiriyoruz.  Ormanda koşan, dokunan, gören, koklayan, hisseden, keşfeden ve planlanmış bir süreç çerçevesinde öğrenen çocuklar yetiştiriyoruz. Çocuksunuz ve meşe palamudundan parfüm yapıyorsunuz. Ne müthiş bir deneyim ve öğrenme zenginliği…

 

Klasik eğitimden metotlarından yana olmadığınızı söylediniz. Bize biraz burada uyguladığınız eğitim modelinden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle çocuklara, yarış atı gözüyle bakmıyor ve bu bakış açısını çocukların ailelerine de benimsetiyoruz. Ne yazık ki ülkemizde ağırlıklı olarak sınav merkezli bir eğitim sistemi benimseniyor ve bir çocuk sınavda başarılı olduğu kadar akıllı, zeki, çalışkan ve başarılı gibi sıfatlarla nitelendiriliyor.

 

Oysa çok iyi üniversitelerden mezun olup, iş hayatına atılan bu çocukların sonrasında büyük bir mutsuzluk yaşadığına, sosyal hayatlarında başarısızlık yaşadıklarına şahit oluyoruz. Çünkü gerek okul gerek aile sınavdaki başarıya o kadar çok odaklanıyor ki, çocuk hayatın dinamiklerini kaçırıyor. Hepimiz bir bireyiz. Hepimiz farklı farklı karakterlerden oluşuyoruz.

Hepimizin ilgi alanları farklı. Tek bir eğitim yöntemi seçip her çocuğun aynı anda, aynı hızda ve aynı ölçüde öğrenmesini beklemek hiç gerçekçi değil. Dersin tasarımını yaparken yöntem, teknik ve malzemelerle zenginleştirmek; birlikte çalıştığınız çocukların özelliklerine göre farklılaştırmak durumundasınız. İşte o zaman tüm öğrenciler üzerinde üst düzeyde bir başarıyı yakalayabiliyorsunuz.  En iyi öğrenme yolu, bizzat yapmaktır.


Çocukları, tüm öğrenme süreçlerine etkin biçimde katmak; öğrenmenin gerçekleşmesi yolunda en önemli koşul. Çocuk gelişirken algılama, düşünme gibi bellek işlevlerinde sinapslar temel rolü üstleniyor. Nöronlar arasındaki sinaps bağlantılarının sayısı 0-3 yaş arasında zirve noktasına ulaşıyor. Ama bu sayı, yaş arttıkça azalmaya başlıyor. 3-7 yaş arasındaki dönem, azalmanın ilk başladığı aralık. Bu arada beyin hep kayıt halinde. Müthiş bir hızla öğreniyor ve gelişiyor. Bu dönemi yakalayıp çocukların öğrenme deneyimleri açısından ne kadar zengin kılabilirsek, kayıtları da o oranda korumuş oluyoruz.

Büyüklerimizin bir sözü vardır, “7’sinde neyse 70’inde odur” diye. İşte bu söz çok doğru! Bir çocuğun 7 yaşına kadarki öğrenme deneyimleri çok önemli. Çünkü o yaşlarda bireyin kişisel gelişimine ilişkin temel öğrenmeler neredeyse tamamlanmış oluyor. İşte biz de bu süreçte 3 yaşından itibaren doğru bir anaokulu eğitimi ile devreye giriyoruz. Atölyelerimiz ile onların daha farklı öğrenme ortamlarında bulunmalarını ve daha fazla keşfetmelerimi sağlıyoruz.

Yaşayan organizmalar atölyesinden, ışık atölyesine; ahşap atölyesinden mutfak atölyesine, oradan dijital atölyeye ve ormana açılan bir serüvenle karşılıyoruz çocukları. Hayatın tüm dinamiklerini içerisinde barındıran kapsamlı bir eğitim planlaması bu. Bu planlama anaokulundan üniversiteye kadar ilkokul, ortaokul ve liseyi içeren tüm seviyeleri kapsıyor.

 

Kayı Okulları denilince, her yerde karşımıza ECAS programı çıkıyor ve Türkiye’de bir ilk olduğundan bahsediliyor.

Evet, doğru. Az önce ilk çocukluk deneyimlerinden yani geçmişten bahsettik. Bu noktada ise “şimdi” ve “gelecek” kavramlarının altını çizmek gerek. Öğrenme süreci içinde zaman dilimi anlamında kendi bugününü yaşayan çocukları, ön gördüğümüz gelecek için hazırlıyoruz. Her açıdan donanımlı, her bakımdan sağlıklı; hobiler geliştirmiş, kişisel gelişimini yönelimleri ve seçimleri doğrultusunda zevkle şekillendirmiş, mutlu ve başarılı bir yetişkinlik yaşamını hedefleyen programlar ECAS programları.  Dediğiniz gibi Türkiye’de bir ilk.

 

Biz Kayı Okulları’nda akademik ve sosyal öğrenmeleri, aynı bütünün ayrılmaz parçaları olarak kabul ediyoruz. İlkokul, ortaokul ve lise seviyesinde uygulanan ECAS programları aslında insanın bütünsel gelişimini sağlamayı hedefleyen bir yapı. Gelişimin önemli bir kanadını oluşturan sanat, spor, kulüp programları; yine bu kapsamda yaşamsal önem atadığımız içeriklerle sunduğumuz çevre okuryazarlığı, sürdürülebilirlik, bilişim teknolojisi okuryazarlığı ve değerler eğitimi, sağlık ve beslenme eğitimi, yaşam becerileri eğitimi gibi programları içeriyor.

 

Öğrencilerimizin akademik gelişimlerine paralel olarak kişisel ve sosyal gelişimlerini de tamamlıyoruz. Böylece kendini tanıyan ve doğru ifade eden, özgüveni gelişmiş, insanların gereksinimlerine ve duygularına karşı duyarlı, işlevsel bir anadili ve yabancı dil kullanma becerisine sahip, iletişim kurma becerileri gelişmiş, açık fikirli, sorgulayan, analitik ve eleştirel düşünce becerilerine sahip, özgün ürünler ortaya çıkarabilen, zamanı etkin kullanabilen, çevreye duyarlı ve çevreyi koruma bilincine sahip, soru ve sanatı, yaşamının vazgeçilmez parçaları olarak benimsemiş bireyler yetiştiriyoruz. Yine önemli bir nokta ve bir ilk; Kayı’da biz anaokulunda, ilkokul 1. ve 2. sınıfta yeni bir yabancı dil olarak Türk İşaret Dili ve analitik düşünme becerisini geliştiren kodlama eğitimini zorunlu olarak veriyoruz.

Yeni dönem için öğrenci kayıtları almaya başladınız mı? Sunduğunuz avantajlar var mı?

2017-2018 eğitim öğretim yılı için şimdiden çok yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Her gün okuldan eve mutlulukla dönen çocuklarının sosyal hayattaki başarılarını gören veliler, birbirlerine okulumuzu tavsiye ediyorlar. Yoğun talep karşısında biz de aileler için erken kayıt ayrıcalıkları başlattık. Erken kayıt avantajları çerçevesinde; nisan ayında kayıt yaptıran velilere yüzde 35 oranında indirim uygulayacağız. Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve Anadolu Lisesi düzeyinde eğitim veren Kayı Okulları’nda yeni öğretim yılı öğrenci kabulü için mayıs ayının sonuna kadar düzenli periyotlarda bilgilendirme toplantıları ve okula kabul sınavı yapılacak.

 

 İlkokul üçüncü sınıf itibarıyla tüm kayıt yaptırmak isteyen öğrencilere uygulanan sınav sonrasında ise rehber öğretmenler tarafından mülakat gerçekleştirilerek yeni dönem öğrenci kayıtları tamamlanacak. Aynı zamanda akademik yetenek burslarının yanı sıra spor ve sanat alanlarında kendilerini geliştirmiş ve başarılar elde etmiş öğrenciler ön değerlendirmeden geçtikten sonra farklı oranlarda burs almaya hak kazanıyorlar.


Paylaş :
Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Gönderen  Alıcı
Gidecek e-posta
       
YORUMLAR :