Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
15.02.2012 - 13:41
Y.Boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aşıkların serotonin düzeyi düşük

Aşıkların çoğunda serotonin düzeyinin düşük olmasının, duyguların yoğun yaşanmasına sebep olduğu belirtildi.

Güncel Posta İstanbul'un Tarafsız Sesi
Yorum Ekle Tüm Yorumlar

Aşıkların çoğunda serotonin düzeyinin düşük olmasının, duyguların yoğun yaşanmasına sebep olduğu belirtildi.REEM Nöropsikiyatri Merkezi Kurucusu Dr. Mehmet Yavuz, kıskançlığın, aşırısahiplenme ve aşırı aidiyet duygusu olduğunu belirterek, "Aşktan da yoğundur, daha yıkıcıdır. Tabii sağlıksız kıskançlıktan bahsediyorum. Sağlıklı kıskançlık ise herkeste olması gereken, sıcak bir duygudur" dedi.Sağlıksız kıskançlık hakkında da bilgi veren Yavuz, "Partnerinizi kıskandığınızda rahatsız oluyorsa, sahiplenme konusundaki hareketlerinizden irite oluyorsa, sağlıksız bir kıskançlığa girdiniz demektir. Bu tür kıskançlık sürekli izleme, sorgulama, kontrol etme, tuzaklar kurma, kısıtlama, misilleme, cezalandırma ve rakibi cezalandırma gibi eylemler barındırır. Obsesif kompulsif bozuklukla çok benzeşir. Kıskanan kişi aldatılma konusunda takıntılı düşünceler geliştirir. Tuzaklar kurar. Örneğin Facebook'tan
sahte hesap açıp, albenili fotoğraflarla süsler ve eşine, sevgilisine arkadaşlık daveti gönderir. Bakalım tanışmaya yanaşacak mı diye. En tehlikelisi ise misillemedir. Aldatıldığını düşünerek kendisi aldatır. Bir de sürekli karşısındakini aşağılar ki, kendine güveni azalsın ve başka biriyle birlikte olma fikri aklına bile gelmesin diye. Kıskançlık özellikle bayanlar tarafından aşırı sevilme sanılıyor. Bayanda duygusal bir açlık da varsa, bu sefer karşı tarafa olması gerekenden fazla bir şekilde bağlanıyor.
Bu sefer de ayrılık çok travmatik oluyor. Özellikle de kıskanılan taraf için. Bu tür ilişkilerin sonunda ayrılık olur genellikle. Çünkü aşırı kıskanan kişide başka türlü psikolojik dengesizlikler de baş göstermeye başlar" dedi.Yavuz, aşırı kıskançlığın nedenleri konusunda ise "Egodan dolayı gelişir. Patolojik düzeyde kıskananların kendine güveni yoktur. Komplekslidir. Çocukken anne ya da babasının ihanetine şahit olmuş da olabilirler. Nöropsikolojik yapısı itibariyle işin içinde amigdala, limbik sistem ve prefrontal korteks var. Prefrontal korteks bizim duygu dünyamızı kontrol eden merkez. Kıskançlığın merkezi burasıdır. Amigdala da sevdiğimizi kaybetme korkusu verir bize. İtalyan doktor Donatella Marazzitti tarafından 400 kişiyle yapılan bir aşk araştırması var. 400 aşığın beyin kimyası incelenmiş. Aşıkların büyük çoğunluğunun serotonin düzeyinin düşük olduğu saptanmış. Kıskançlıkla depresyonun kuzen olduğunu gösteriyor bu araştırma. Serotonin düştükçe kıskançlık ve kaybetme korkusu da yoğunlaşıyor. Çünkü serotonin hormonunun düşmesi duyguların beş-on misli daha yoğun yaşanmasına sebep oluyor" diye konuştu.Hiç kıskanmamanın da patolojik bir durum olduğnu kaydeden Yavuz, "Sevdiği halde kıskanmıyorsa benlik zedelenmesi var demektir. Bu kişiler partnerini kendisinden üstün görüyorsa ve bilinçaltında kıskandığı zaman kaybedeceği bilgisi varsa, kıskançlık duygusu yok olabilir" dedi.


Paylaş :
Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Gönderen  Alıcı
Gidecek e-posta
       
YORUMLAR :