Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
27.02.2012 - 15:43
Y.Boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Menopoz korkusu kariyeri etkiliyor

Medical Park Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı; modern kadınlar için menopozun çözüm yollarını anlattı.

Güncel Posta İstanbul'un Tarafsız Sesi
Yorum Ekle Tüm Yorumlar

Kariyer maratonu uzun süren modern kadın için menopozun bir paranoya haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Sedat Kadanalı: Kadın artık geç yaşta anne olmayı planladığından erken menopozdan korkuyor. Oysa menopoza değil yumurtalıklara bakmak lazım. Eğer yumurtalık rezervi uygunsa o zaman kariyer de yapabilir çocuk da!

Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı; modern kadınlar için menopozun (adetten kesilme) neden bir paranoya haline geldiğini ve çözüm yollarını anlattı:

 

Erken menopoz neden modern kadın korkusu oluyor? Günümüzde kadın artık evinde oturan, çocuğunu büyüten ev hanımı kalıbından çıkarak sosyal hayatın artık tam içinde yer alıyor. Günümüz kadınının eğitimi 30’lu yaşlarda bitiyor, kariyer isteği ise hiç bitmiyor. Tüm bunları yaparken kadın çocuk yapmaya fırsat bulamıyor. Modern kadın programlı olduğundan, çocuk yapmayı ve büyütmeyi; sosyal, mesleki ve ekonomik olarak belli bir düzeye geldikten sonra planlıyor. Bu da nereden bakarsanız 35 ve üzeri yaşlar demek. Ama hesaba katılmayan erken menopoz durumu ortaya çıktığında, tüm bu hesapların alt-üst olacağı korkusu modern kadının korkusu oluyor.

 Erken menopoz yaygın bir sorun mu? Genel olarak bakıldığında erken menopoz toplumda yüzde 1-2 oranında görülse de; modern kadının çevresinde hep kendisi gibi kadınların olması ve bu korkunun aralarında paylaşılması ortak bir korkuya dönüşmektedir. Bir de algıda seçicilik eklendiğinde erken menopoz korkusu modern kadının paranoyasına dönüşmektedir.

 DOĞUM MENOPOZU BEKLEMEZ!

 Erken menopoz korkusu gereksiz mi? Erken menopoz korkusunda modern kadın pek de haksız sayılmaz... Kadının doğurganlığı 35 yaşından sonra azalmaya başlamakta, 40 yaşlarında bu azalış belirginleşmekte ve 43-44’lü yaşlarda sona ermektedir. Doğurganlığın bitmesi menopoza kalmamakta, menopoza yani adetten kesilmeye 2-3 yıl kaldığında, kadın düzenli adet görse de hamile kalma şansı yok denecek kadar az olmaktadır.

 Kadının doğurganlığı neden azalıyor? Kadının doğurganlığını azaltan veya menopoza girmesine yol açan olay, yumurtalıklarında bulunan hücrelerin giderek azalması ve nihayetinde bitmesidir. Aslında her kadının yumurtalıklarında kendi ihtiyacı olandan binlerce kat fazla yumurta hücresi (germ hücresi) vardır. Anne karnında 7 milyon olan yumurta hücreleri bu tepe noktasından giderek azalmaya başlar, bebek doğduğunda 2 milyona, ergenlikte 400 bine ve menopoz döneminde sayı 1000’e inmektedir.

 ADETE DEĞİL YUMURTAYA BAKIN!

 Yumurta hücreleri neden azalıyor? Bu hücrelerin azalması programlanmış bir hücre ölümüdür, tıpta buna apoptoz adını veriyoruz. Planlanmış bu hücre azalma hızı, bazı kadınlarda daha hızlı olduğunda veya genetik program ile menopoz yaşı 48-50 yaşlarından daha erken olarak 40 yaşın altına programlandığında ortaya erken menopoz çıkmaktadır. Anlaşılacağı üzere yumurta hücrelerinin yok olması yani bitmesi sonucu menopoz durumu ortaya çıktığından, bunun tedavisi veya geri döndürülmesi söz konusu olmamaktadır.

 Menopoz geciktirilebilir mi? “Acaba menapozu geciktirebilir miyim?” sorusu hekimlere çok sık sorulur. Eğer burada kast edilen adet görmek ise cevap “Evet” olacaktır. Yumurta hücresi kadın yumurtalığında büyürken ürettiği hormonlar olan östrojen ve progesteron hormonu yumurta hücresinin bittiği menopoz durumunda dışarıdan ilaç olarak kadına verilirse kadın menopozda değilmiş gibi düzenli adet görebilecektir.

 Çocuk doğurma yaşı geciktirilebilir mi? Menopozla ilgili soru “çocuk doğurma” için olduğunda cevap “ Hayır” olacaktır; çünkü bitmiş, yok olmuş yumurta hücresini yerine koymak, yani yoktan var etmek mümkün olmamaktadır.

 ÖNCE MUAYENE SONRA KARİYER

 Erken menopoz riski önceden bilinebilir mi? Modern kadının gerçekte bilmek istediği “Acaba bende erken menopoz riski var mı?” sorusudur. Eğer böyle bir risk varsa; kariyeri, konumu hemen bir tarafa bırakarak kendi doğasında olan annelik duygusunu tatmak için her şeyden vazgeçebilecektir. Evet bu mümkündür; yumurtalık rezervini bir anlamda erken menopoz riskini ultrason muayenesi ve bazı hormon tahlilileri ile ön görebilmekteyiz. Her zaman kadının kronolojik yaşı ile yumurtalık yaşı paralel gitmeyebilir; bazen yumurtalığın yaşı kadının yaşından daha büyük olabilir. Yani kadının yaşı 30, yumurtalığın yaşı 40 olabilir, bu da erken menopozu getirebilir.

 Bilinmesi nasıl bir katkı sağlıyor? Yapılan muayene ve hormon tahlilleri sonucu yumurtalık (over) rezervi azaldığını ön gördüğümüz evli kadınlara çocuk doğurma planlarını ertelemeden hemen gerçekleştirmelerini öneririz. Eğer rezerv iyi ise o zaman hayat planını kendi şartlarına göre yapabileceğini, çocuk doğurmayı birkaç yıl daha erteleyebileceğini söyleyebiliriz. Ancak 35 yaş üzeri her kadında doğal olarak over rezervi bir anlamda çocuk doğurma şansı azalacağından, bu yaş üzerinde çocuk doğurmak için gecikilmemelidir; hele bir de ileride kardeş doğurmak düşünülecekse zamanın ne kadar daraldığı anlaşılabilir.

ÇOCUK DA YAPIN KARİYERDE!

 ·        Yumurtalık rezervi her kadında doğal olarak 35 yaşından sonra düşmekte ve bunun yansıması da çocuk doğurma şansının azalması olmaktadır. Gebe kalma zamanlarını ileri tarihlere bırakmak isteyen kadınların bu kararı almadan kadın doğum doktoruna muayene olarak gebe kalma şansları konusunda bilgi edindikten sonra bu kararı vermeleri daha doğru olacaktır. Eğer yumurtalık rezervleri genç kadınların yaşlarına uygun veya daha iyi ise o zaman kariyer de yapsınlar, çocuk da!

TEDAVİYE HEMEN BAŞLANMALI

·        Yumurtalık rezervi azaldığını tespit ettiğimiz kadınlarda artık zamana karşı yarışarak bir an önce çocuk sahibi olmalarına gayret gösteririz. Bu amaçla infertilite (kısırlık) testlerini beklemeden yapar, başka sorun varsa ortaya koyar ve hemen tedaviye başlarız. Bu grup hastalarda tüp bebek opsiyonunu daha hızlı devreye sokmaktayız, ancak tüp bebek başarı oranlarının en düşük olduğu maalesef grup yumurtalık rezervi az olan hastalardır. Çünkü yumurta hücrelerindeki sayısal (kantitatif) azlık beraberinde kalitesel azalmayı da getirmektedir.

·        Over (yumurta) rezervi az olan hastalardan diğer tüp bebek hastalarına oranla daha az sayıda yumurta hücresi alınabilmektedir. Bu hücrelerin döllenmesi, bölünmesi ve embriyo oluşturma kapasiteleri daha düşük olmaktadır. Ayrıca oluşan gebeliklerde anormallik, sakatlık olma riski de daha yüksektir.

·        Over rezervi az olan hastalarımızdaki bu azalmış gebelik şansını tüp bebek yöntemiyle en iyi şekilde kullanmaya çalışırız. Bu çiftlerin azalmış da olsa gebelik şansları vardır ve bugünkü gebelik şansı yarından daha iyi olacağından bu hastalarımızı gecikmeden tedaviye alırız.


TIP BİLİMİ KADININ  HİZMETİNDE

 ·        YUMURTA BAĞIŞI: Tıp bilimi, bugün için kadının doğurganlığını çok ileriye götürebilecek teknoloji ve bilgi birikimine şu anda hakimdir. Kadın rahminin doğurganlığı hayat boyu bitmez, doğurganlığı bitiren yumurta hücrelerin bitmesidir. O zaman kadına başka genç bir kadından alınan yumurtalar, eşinin spermi ile dış ortamda yani tüp bebek yöntemiyle döllendirilip, embriyo oluşturularak kendi rahmine bırakılırsa kadın bu bebeği doğurabilir. Bu işleme yumurta bağışı (oosit donasyonu) denmektedir.

·        YUMURTA DONDURMA: Başka bir yöntem kadının genç yaşlarda yumurtalık rezervi iyiyken yumurtaları veya yumurta dokusu alınıp dondurularak saklanabilir. Kadın ileri yaşta menopoza girdiğinde bu donmuş yumurta dokusu kadına nakledilerek veya donmuş yumurta hücreleri ile rahatlıkla gebe kalması sağlanabilmektedir.

·        KANSER ENGEL DEĞİL: Örneğin kanser tedavisi görecek bir genç kadında kemoterapi veya radyoterapinin menopoz yapıcı etkisinden korunmak için bu uygulama günümüzde başarıyla uygulanmaktadır. Ancak ülkemizde yumurta bağışı yapılması yasal olmadığından yapılmamaktadır, yine sağlıklı bir kadında yumurta veya yumurtalık dokusu dondurulması da yasal olmadığından yapılmamaktadır. Ancak hastalığı olan, kanser olan kadınlarda yapılmasına izin verilmektedir.


Paylaş :
Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Gönderen  Alıcı
Gidecek e-posta
       
YORUMLAR :