Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
06.01.2012 - 16:13
Y.Boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Verem en çok solunum yolu ile bulaşır

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.Osman Zeki Coşkun, veremin en çok solunum sistemini hedef alan bulaşıcı bir hastalık olduğunu söyledi.

Güncel Posta İstanbul'un Tarafsız Sesi
Yorum Ekle Tüm Yorumlar

Coşkun, bu virüsün insan vücuduna solunum ya da sindirim yoluyla girebileceğinin altını çizdi.

Verem Savaş Haftası dolayısıyla açıklama yapan Özel Medline Kütahya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman Zeki Coşkun, verem enfeksiyonun bulaşmasının çok kolay olduğunu söyledi. Dr. Osman Zeki Coşkun şunları kaydetti: "İstatistikler verem mikrobunun nüfusun yüzde 95'inde görüldüğünü göstermektedir. Verem, solunum sisteminde değişik safhalarda gelişir. Primer verem, organizmanın ilk verem enfeksiyonudur. Akciğerde çok küçük bir nodüller lezyon oluşur, daha sonra lenf bezleri şişer. Genellikle çocukluk yıllarında geçirilen bu ilk enfeksiyon atlatıldıktan sonra, görülen diğer durumlar post-primer veremdir. Bu durumda röntgende ciğer lekesi gibi görülen iri nodüller veya röntgende delik gibi görünen çukur nodüller olur. Veya üzüm salkımını andıran çok sayıda küçük nodüllerde görülür. Solunum yoluyla bulaştığından sıklıkla akciğerlerde hastalığa neden olmakla birlikte, kemik, beyin, akciğer zarı, kalp zarı, böbrek ve daha birçok organda daha nadir olarak hastalık ortaya çıkabilmektedir. En belirgini süregelen ateştir. Akciğer veremi kilo kaybı, iştahsızlık, hafif ateş, özellikle geceleri artan terleme, halsizlik gibi genel belirtilerin yanı sıra akciğerde meydana gelen doku reaksiyonu ve harabiyet neticesinde öksürük, balgam çıkarma, kan tükürme, ilerlemiş olgularda nefes darlığı gibi akciğere özgü belirtiler ile kendini gösterir."

HASTALIK NASIL BULAŞIR?

Verem hastalığına yakalanmış kişi ya da kişilerin akciğerlerinde hastalığın ilerlemesi ile bakteriden salınan bazı enzimlerin ve organizmanın savunma sisteminin etkisi ile kavite oluşacağını ifade eden Dr. Coşkun, sözlerine şöyle devam etti: "Verem mikrobu bu kavitenin içerisinde ve etrafında hızla çoğalmaya devam eder. Bu kavite hava yollarımız yani bronşlarımızla iştirak halinde olduğundan hastalıklı insanın öksürük, hapşırık gibi güçlü solunum faaliyetleri ile ağzından saçılan çok küçük damlacıklar içersinde verem bakterileri dış ortama salınır. Böyle bir ortamda bakteri içeren bu damlacıklar sağlıklı insanlar tarafından nefes alma esnasında akciğere çekilir ve ilk kez bakteri sağlıklı insanın organizmasına girer, yani artık bu birey verem basili ile enfekte olur. Akciğere yerleşen verem mikrobu çoğunlukla bağışıklık sistemi tarafından hastalık meydana gelmeden belirli bölgelerde hapsedilir."

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Verem tanısı konulan hastada tedavinin derhal başlanması gerektiğinin altını çizen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.Osman Zeki Coşkun, bu sayede hem hastanın kısa sürede sağlığına kavuşacağına, hem de etrafındaki insanlara hastalığı bulaştırma riski ortadan kalkacağını ifade etti. Coşkun, "Verem hastalığının tedavisi diğer enfeksiyon hastalıklarından farklı olarak uzun sürelidir. Tedavi başlangıcında 4 çeşit ilaç birlikte kullanılır. Tedavi mutlaka bu konuda uzmanlaşmış hekim ya da verem savaşı dispanseri kontrolünde sürdürülmelidir. Tedavide yapılan bazı hatalar verem mikrobunun kullanılan ilaçlara direnç kazanmasına neden olabilir ki bu durumda hem tedavi süresi uzamakta hem de tedavi maliyeti artmaktadır. Verem tedavisi en az 6 ay devam etmelidir ancak tedaviyi takip eden hekim gereğinde bu süreyi 8 aya kadar uzatabilir. Verem tedavisinde istirahat, açık ve temiz havada yaşamak, sağlıklı ve bol beslenme ve antibiyotik kullanmak esastır." dedi.

Paylaş :
Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Gönderen  Alıcı
Gidecek e-posta
       
YORUMLAR :