Hava Durumu
Aranan Kelime : Aramayı Bitir
Site İçi Arama
  Yard. Doc. Dr. Güler Demir

          gulerdemir2009@gmail.com
         BATAKLIĞIN KIYISINDAKİ GÜÇSÜZLÜK

Ruhumuzda fırtınalar estiren ama sözcüklere döktüğümüz anda etkisini yitiren duyguların temsilcisidir bazı sözler. İşte onlardan biri de Tarkovsky’nin 1979 yapımı bir filmi olan Stalker’dan bir alıntı; sözlerin sahibi ise Lao Tzu:

“…Onların tutku dediği gerçekte duygusal bir enerji değil, ruhları ve dış dünya arasında bir sürtüşmeden ibarettir… Güçsüzlük muhteşem bir şeydir ve güç hiçbir şey… İnsan doğduğunda güçsüz ve esnektir, öldüğünde ise katı ve duyarsız… Sertlik ve güç, ölümün refakatçisidirler… Esneklik ve güçsüzlük, varoluşun dışa vurumlarıdır… Çünkü katılaşan, kendini katılaştıran hiçbir zaman kazanamaz...“

Şüphesiz bu sözcükler herkes için farklı anlamlar taşıyabilir, zihinlerde ve yüreklerde farklı kıpırtılar oluşturabilir. Farklı yaşantı ve farklı deneyimlerdir bunu biçimlendiren.  Ancak sanırım ortak paydada güç ile özdeşleşenler hep aynıdır. Paradır güç örneğin, ya da kariyer, statü veya tutkudur; kısacası kişinin bedeli; etiketidir. Sığındığı hendekte güç, kuşandığı kılıcı ve kalkanıdır çünkü yaşam onun için bir savaştır.  Kişi elde ettiği gücün devamlılığı için onu sigortalatmak ister. Gücünü tehlikeye attığını düşündüğü her insan, her olay ise onun için yok edilmesi, elenmesi gereken bir tehdittir. Bu güç denilen yapay kabuk sertleştikçe kişi de insani değer ve duygularından gittikçe uzaklaşır. Kabuğunun yumuşaması demek üzerinden kayıp gitmesi demektir ki bu onu dehşete düşürür. Gücünü kaybetmeyi göze alamaz. Onu kaybetmemek uğruna değerlerini kaybetmeyi yeğler.

Güçlü ve nüfuzlu kişilerin çevresi her zaman kalabalıktır. Güce tapanlar o gücü kullanarak kendilerini de güçlendirirler. Değişmez bir döngüdür bu. Gücünü yalnız yüreğinden alan, sağduyulu kişiler bu savaşta yer almak istemezler. Ancak bu haksız savaşta sessizce kenarda kalmak; hele de gücünü korumak uğruna tüm değerleri yok sayanların, yaşamlarında uygulamadıkları doğruluk söylemleri ile haksızlıklar karşısında duruş sergiliyormuş gibi davranmalarını görmek ve onları ikiyüzlülükle alkışlayanları izlemek hiç de kolay değildir…

Yüzlerce yüzle yaşayanlar da, o yüzlerce yüzün içinde gerçek yüzü görüp göz yuman hatta onaylayanlar da acınası durumdadırlar… Cinsel istismarlar dâhil tüm pislikleri barındıran sahne arkası ilgilendirmez ki onları.  O sahne arkasının bir bataklık olduğunun farkındadırlar. Oysa bilmezler ki “aman bana bulaşmasın” dedikleri o bataklık bir gün onları da içine çekecektir.

Sahne arkasının çirkinliklerini telaffuz etmenin karşılığı bile bile kendi gücünü yitirmeyi kabullenmektir. Gücün büyüsü buna engel olur. Bu sessizliği bozmak demek, kariyerini, parasını, çevresindeki kalabalıkları yitirmek demektir. Varsın arka planda her türlü haksızlık ve zulüm, her türlü taciz ve arsızlık diz boyu olsun. Böyle bir şeydir işte güç. O güçten soyunmak her yiğidin harcı değildir. Oyunbozan ilan edilmektir. Öteki olmak, ayrık otu olmak demektir. Ama unutulmamalıdır ki Tzu’nun dediği gibi “esneklik ve güçsüzlük, varoluşun dışa vurumlarıdır”. Var olmak için güçten arınmak ve iliklerine kadar insan olmak, başka hiçbir şeyin tattıramayacağı bir huzuru tatmak demektir ki bu her şeye değer…

Onlar güçlü ise ben güçsüzüm…

Yaşasın onurlu güçsüzlüğüm…

Yorum Ekle


Bataklığın Kıyısındaki Güçsüzlük Gün Gelir Devran Döner… Doğar doğmaz yaşlananlara! Neden mi Hümanist Eğitim? Başarı mı mutluluğu getirir, mutluluk mu başarıyı? Tanıdınız mı onları? SOMA’YA İLİŞKİN Tacizin Modern Yüzü Çevrimiçi Yaşamların Çevrimdışı Yüzleri Kaos İçinde Bir Masal