Çocuklarda ayrılık ve boşanma kaygısı
Ben, kızım henüz erken çocukluk dönemindeyken boşanmayı deneyimlemiş bir anneyim. Hatta başlangıcı kızımın 8. ayına yani, bebeklik dönemine, bu kararın verilişi ise gebeliğime dayanıyor.
19:45:00 2021-08-05

Başak Sönmez/Güncel Posta

Ben, kızım henüz erken çocukluk dönemindeyken boşanmayı deneyimlemiş bir anneyim. Hatta başlangıcı kızımın 8. ayına yani, bebeklik dönemine, bu kararın verilişi ise gebeliğime dayanıyor. Son günlerde okuduğum bazı yazılar, bu konuda deneyimlediklerimi paylaşmamın bütüne katkı olacağını fark ettirdi.

Öncelikle ne yalan söyleyeyim hormonların etkisiyle abartıyor muyum yoksa gerçekten kendi evimde değer görmüyor muyum, anlamak epey zor oldu. Soru işaretleriyle geçirdiğim ayların sonunda kızımın gözlerindeki o parıltının ışık hızıyla nasıl söndüğünü gördüğüm an, Rüya için hayal ettiğim evin, o ev olmadığını fark ettim. Oysa bir kere görmek istesem, o parıltının kendimde de olmadığını çok açık bir şekilde görebilirdim. Ya seçmedim ya da yüklenen yeni annelik sürümümle tüm ilgim kızımdaydı. Ya da ikisi birden.

İlk zamanlar biraz bocalamadım değil. Eve giren bir böceği, kedim Rico’nun göremeyip yakalayamaması çok büyük krizlere yol açıyordu. Fakat birinin varken yok olmasındansa, hiç olmaması ve her şeyi bir şekilde çözmek zorunda kalmam son derece hafifletmişti beni.

Rüya’nın biraz daha büyümesiyle böceklerden daha büyük krizlerimiz olmaya başladı. Etrafımızda hiç boşanmayı deneyimlemiş arkadaşlarımız yoktu. Ve hepsinin babası en az anneleri kadar ilgiliydi Rüya’nın arkadaşları ile. Birlikte olduğumuz her zaman Rüya ile fazlaca ve hatta bazen özel olarak ilgilendiler. Onlardan ve onların çocuklarına karşı gördüğü tutum, şefkat ve sevgi onun için kafa karıştırıcı oluyordu, yine de buna hiç engel olmadım. Üstelik Rüya’nın ayrılık kaygısını tetiklediği için çok büyük krizlere yol açıyordu. Hala hatırladığımda gözlerimi dolduracak kadar büyük krizler. Ama kaçmak yerine kendi gerçeğimizi yaşamayı seçtim. Onlar da hep destek oldular. Canım babam, Erdal, Cihan Bey,  Zafer, Bay Tipi ve Volkan..

Fakat bu krizleri yönetirken en çok nereden güç aldım biliyor musunuz?

Bu durumu içselleştirmiş olmamdan. Bu da, bizim normalimizdi. Her aile başka bir dinamikte olabilirdi. Bir eksiklik ya da dramatize edilecek bir konu olmadı benim için. Diğerlerinin “vah vah bu çocuk çok küçük daha” vb. söylemleri, neşenin hakim olduğu evimizde hiç duyulmadı. Rüya’da hep böyle düşündü ve böyle ifade etti, arkadaşlarının sorularına cevap verirken.

Peki ayrılık kaygısını yaşarken, bu krizleri nasıl yönetiyorduk?

O parıltıyı çok sevişim; söndüğünü çok fazla gördüğümdendi. Bu süreci değiştirebileceğim hiçbir şeyin olmadığını kabul ederek başladım. Yapabildiğim tek şey; kızımı çok ama çok sevmek ve ona sarılıp yanında olduğumu söylemekti. Öyle de yaptım. O kadar çok sarıldım ki; bu, başka bir yazı konusu olabilir.

Ve Rüya’nın verdiği bir fikirle ayrılık kaygısını konu alan, bu süreci anlatan; hem ebeveynlere rehberlik edebilecek hem de erken çocukluk dönemindeki çocukların duygularını görebilen bir çocuk kitabı yazdım. Yazarken, yaşadıklarımızı yaşayan her çocuğa şifa olmasına niyet ettim. Niyetimin gerçekleştiğini her duyduğumda ve okuduğumda çok duygulanırım.

7 senedir deneyimlediğim her şeyin sonunda fark ediyorum ki; önceliğim gözlerimizdeki parıltı olmalı. Yoğun olan günlük akışınızda kaç kere aynaya bakıyorsunuz; gözlerinizin parlayıp parlamadığını fark etmek için? Parlamıyorsa bunu değiştirmek için ne yapabilirsiniz? Değiştirmeyi seçiyor musunuz, buna hazır mısınız?

 Seçtiğiniz zaman bilin ki; yaşadığınız her şey konfor alanından çıkmanız ve daha fazlasını seçmeniz için oldu. Gözlerinizdeki parıltı sizin rehberiniz olsun.

Başak Sönmez

Access Consciousness Uygulayıcısı ve Kolaylaştırıcısı 


Bu haber  1155  kere okundu